Yazar: admin | Yayın Tarihi:
28 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: google, internetten para kazanmak
Webmaster arkadaşlar arasında bir efsane almış baını gidiyor. O da reklam tıklatma hastalığı.. İnsanlar sanıyor ki sitesindeki reklamlara her gelen tıklarsa o durumda daha fazla para kazanacak.
Belki bu yargı kısa vadede geçerli olabilir ama istikrarlı ve sürdürülebilir bir adsense gelirine kavuşmak istiyorsanız aşağıdaki deneyimlerimden yola çıkarak yazdığım ufak makaleye bir göz atmanızın faydası olabilir.
Şimdi insanlara reklam tıklattırmak için akla hayale gelinmedik uyanıklıklar yapılabilir. Hatta sitelerinde reklamlara tıklatmak için resmen yalvaran arkadaşlar da var. İstediği uyanıklığı yaparsa yapsın, google adwords yayıncılarına para kazandırmayan, kalitesiz ziyaretçi gönderirseniz google sizi adwords yayıncıları için risk olarak düşünür ve bir gün bakarsınız ki hesaptaki 1000-2000 dolarınız google tarafından alıkonularak hesabınız banlanmış…
Yani anlatmak istediğim şu ki, ben internette para harcama niyeti olmayan bir ziyaretçiysem ve ziyaret ettiğim sitenin sahibi bir şekilde bana reklam tıklatıp beni hiç alakadar etmeyen bir başka siteye yönlendiriyorsa ve ben de hemen o rekalmverenin sitesini kapatıp başka bir site açıyorsam, bu google reklam sisteminni gözünden kaçmayacaktır. Misal olarak R10 forumunda adsense ban kısmına hiç yoksa günde 10 kişi banlandım durup dururken vs diye yazıyor. Bunun nedeni benim dediğim olay olabilir mi? Bence olduka muhtemeldir. Yani popup veya splash sisteminde bile ziyaretçilerin beli bir oranının alışveril yapması ve paralarını sisteme göndermesi gerekir ki reklam sistemi devam etsin. Siz bu tür uyanıklıklara kafa yoracağınıza insanların hararetle aradığı ve para harcamaya hazır olduğu web içeriklerine ulaşmaya çalışarak orada kendinizi gösteriniz. Misal vermek gerekirse “antalya rent a car” kelimesini arayan bir ingilizin antalyada bir araba kiralama işine gireceği ve internet üzerinden güvenilir bir firma aradığı aşikardır. Şimdi siz bir araba kiralama blogu açar ve insanlara araba kiralarken türkiyede dikkat etmeniz gereken hususları anlatırsanız adam makaleyi okur okumaz reklama tıklar ve en az % 20 dönüşüm oranıyla hizmetten yararlanır. Bu dönüşüm oranları google tarafından depolanıp analiz edildiği için belli bir süre sonra siteniz kaliteli web içeriği taşıyan web siteleri kısmında görünecek ve aynı tık ücreti sizin sitenizde daha fazla getirirken, başka sitelerde daha düşük oranlarda olacaktır. Yani reklamlara tıklatma hastası arkadaşların 5 tıkta kazanacağı parayı sizin siteniz aynı reklamda tek tıklamayla görecektir.
Bu tür google reklam sistemi inceliklerine muvaffak olmadan öyle arama kutucuğu koyup üç kuruş kazanabilirsiniz ama emin olun uzun sürmez. google adsense sisteminden para kazanmanın miktarı önemli olduğu kadar bu paranın sürdürülebilriliğinin sağlanması da önem teşkil etmektedir. Ziyaretçilerin ihtiyaçlarına en iyi cevap verecek ve onların para harcama güdülerini harekete geçecek web içeriği, en kaliteli içeriktir. Bu küçük ama önemli ayrıntıyı aklınızda tutun ve gelecekteki projelerinizde uygulamaya çalışın.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
24 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: forex borsa para finans
Çocukuğumuzdan beri etrafımızdaki büyükler kulaklarımızı peri masalları gibi hep borsadan zengin olan küççük yatırımcı efsaneleriyle doldurmuştur. Her türk gencinin eline 3-5 kuruş geçtiğinde ilk önce kısa yoldan köşeyi dönebilmek için borsada bir şansını dener. Ancak borsa denilen o kurtlar sofrasında kendisinin tazecik bir kuzu olduğunu farkettiğinde artık iş işten çoktan geçmiştir.
Borsa ile oynayarak zengin olmak için 2 değişik ve temel strateji vardır. Bunlardan birisi mayınlı tarladan sekerek geçmeye benzer. Şayet mayına basarsak kolumuzu bacağımızı kaybedebilriiz. Dİğer yöntem ise mayın tarlasının etrafından dolaşarak uzun meşakkatli ama tehlikesiz bir yol izlemektir. Şimdi bu iki temel stratejiyi izleyelim. Bu borsa inceliklerini anlatırken aklınızdan hep tavşan ile kaplumbağa hikayesini geçiriniz. Çünkü konunun ana fikri neticede o meşhur hikayeye dayanacaktır.
Borsadan kolay ! yoldan zengin olmanın ipuçları: Pek çoğumuzun tahmin edebileceği gibi bu yöntem aynı zamanda en riskli para kazanma yöntemidir. Tamamen spekülatörlerin verdiği tiyolar ile vurgun vurarak para kazanmaya çalışanlar bu yöntemin ne olduğunu iyi bilirler. Borsa da hızlı artıp düşen hisse senetlerine spekülatör kağıtları adı verilir. Bu kağıtlar bazen ralli adı verilen sürekli yükseliş trendine girerler. Bu durumda genelde kağıda hakim kişilerce kağıdın değeri manuple edilerek olağan değerinin pek altına veya üstüne çekilir. Bu anormal değer artışı durumlarında bazı kişiler olayı önceden haber alarak o hisse senedine gerekli yatırımı yaparlar ve kağıdın yükselmesini beklerler. Tabi bu bahsettiklerimiz büyük sermaye sahipleridir. Küçük yatırımcının ise böyle bir bilgiyi önceden temin etmesi hemen hemen imkansızdır. Maddi güç orantısızlığından kaynaklanan ve iktisadi dilde “Bilgi asimetrisi” adı verilen durum ile karşı karşıyadırlar. Hisse senedinin veya senedin tabi olduğu şirketin kaderini etkileyen önemli olayları küçük yatırımcılar en son duyan kişilerdir. Zaten o durumda atı alan üsküdarı çoktan geçmiştir. Bazen şansın da yardımıyla küçük yatırımcının tesadüfen edindiği kağıtlarda böyle anormal yükselmeler olaiblir. O durumda işte borsadan zengin olma tabirini kullanabiliriz. Ancak çoğu durumda küçük yatırımcı ralliye en son katılan kesimdir. Ve hisse senedini çoğu zaman değerinin çok üstündeyken alırlar. Bu durumda amiyane tabirle hisse senedi değer kaybetme sürecine girer ve hisse senedi küçük yatırımcının elinde patlar. Bu durumda yartırımcı bütün birikimini kaybeder ve iflas eder. Bu tür kötü tecrübelerin, intahara boşanmaya varan huzursuzluklara sebep olduğu malesef sık bir şekilde şahit olunmaktadır.
Borsada kazanmanın en kolay yolu ise sabır etmeyi bilmektir. Zaten 2. yol olarak size tavsiye edeceğim strateji ise borsadaki çalkantılara aldanmadan istikrarlı bir şekilde, sağlam hisse senetlerine uzun vadeli yatırım yapmayı denemenizdir. Bu sayede hem hisse senedinde yaşanan konjüktürel dalgalanmalardan etkilenmeden yolunuza devam edersiniz. Dİğer yandan da uzun süre bir kağıdı elde tutmanın avantajlarından faydalanarak temettü yolu ile hisse senedinin yavrulamasını sağlarsınız. Yıllık % 20 temettü dağıtan bir şirketin hisselerini 20 yıl süre ile elimizde tutuğumuzda bileşik hesaplamayla yaklaşık olarak 1 e 30 gibi bir para kazandığımızı görebilirsiniz. Bu hesaplamada hisse senedinin kendisinin değer kazancını hesaplamadık bile. Bir de onu hesaplarsanız kazancınızın en az 2 veya 3 ile çarpılacağını görürsünüz. Bu da aslında uzun vadede zengin olmak anlamına gelmektedir. Sırf temettü gelirleriyle bile hayatımız boyunca biriktiremeyeceğimiz bir servete sahip olabiliriz. Bunun için tek yapılması gereken şey, doğru hisse senedini bularak azim ve sebat ile o hisse senedine çok uzun vadeli bir yatırım yapmaktır.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
21 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: sağlık
Sigarayı en kolay yoldan bırakabilmek için sadece irade ve azim ile alakalı bir mesele değildir. Bunun yanısıra şansın yaver gitmesi, sigarayı bırakma sonrası ilk 15 günde şanssız ve moral bozucu bir olayla karşı karşıya kalınmaması da gerekmektedir. İgarayı bırakma yolları son zamanlarda oldukça çeşitlenmiş, elektronik sigaradan tutun da nikotin bantları dahil bir çok sigarayı bırakma yolu bizlere hizmet eder olmuştur. Sigarayı bırakabilmede ise bunların hepsinden önemlisi ise sigarayı terketme güdüsünü motive edecek şok bir olayın yaşanması gerekmektedir. Benim sigara içmeyi terk etme kararım malesef üzücü ama aynı zamanda bizleri sigaradan nefret ettirecek bir olayın meydana gelmesi ile olmuştu… O da rahmetli dayımı kalp krizinden kaybetmemizdi. Sigaranın en büyük risklerinden birisi olan kalp hastalıkları ve kalp krizi görülme tehlikesinin rahmetli dayımda ortaya çıkacağını hisedebiliyordum. Kendisi günde 2 paket sigarayı banamısın demeden içebilecek kadar tiryaki birisiydi. Sigara tiryakiliğinin bu sinsi düşman sigarayı bırakmayı erteleme güdüsü onun da sonu olmuştu.
Zaten bir süredir kendisini rahatsız eden göğüs ağrıları ve soğuk terlemelere aldırış etmeden sigara içmeye devam etti ve nihayetinde 3 çocuğu yetim bırakacak o mutsuz olay gerçekleşti.
Kendisini hastaneye kaldırdıklarında henüz yaşamaktaymış ve son bir sigarayı arkadaşlarından istemiş. Arkadaşları da kendisine çıkışınca kaç çatarak zaten ölmekte olduğunu ve son dileğinin bir sigara içmek olduğunu söylemiş. kendisini kıramayan arkadaşları da son bir sigarayı kendisine uzatmışlar. Rahmetli dayıcığım ağzında yarım kalan vaziyetteki yanan sigarasıyla Hakkın Rahmetine kavuşmuş. Yani kendisi her ne kadar o çok sevdiği sigarayı terkedemese ve bırakamasa da sigara onu terketmiş oldu. Sizlere bu olayı anlatmamdaki amacım moral bozmaktan ziyade, bende yarattığı o büyük çok etkisini sizlerde de yaratarak sigarayı bırakma yolunda önemli bir dönüm noktası olmasıdır. Unutmayın ki zaman çabuk ilerliyor. Dayım vefat edeli 7 sene oldu. Ben de o gün kendisini defnettikten sonra sigarayı bırakmıştım. O gün sigarayı bırakma fırsatını kaçırmış olsaydım bugün halen içiyor olabilirdim.
Sigara dı verilen bu sinsi düşman size son oyununu oynamadan siz ona şok bir baskın yapın ve onu terkedin. İlk zamanlar bir sevgiliyi terketmiş gibi bir duyguyla yoksunluk sendromu yaşayacak olsanız da nihayetinde kazanan taraf siz olacaksınız.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
21 Haziran 2009 | Yorumlar:
1 Yorum
Kategori: e-ticaret
Geçenlerde çinden bir arkadaşım çindeki mp3 ve mp4 fabrikalarıyla irtibata geçtiğini ve oldukça ucuza mp4 ve mp3 temin edebileceğini söylemişti. öncelikle pek inanmasam da arkadaşın hatırı için bir koli sipariş vereyim dedim. Kutu içerisinde 20 kadar MP4 geldi. Bir tanesini açıp denedim. İpod nano 4. nesil in birebir taklidi idi. Piyasa fiyatı 400 tl olan 8 Gb hafızalı ipod nano’yu adamlar oldukça uygun fiyata yolluyolar. Ben de üzerine az bir kazanç ekleyip 50 lira dan satışa çıkardım. Hemen bir elektronik dükkanı ile irtibata geçtim ve adam 50 liraya 20 tanesini gözü kapalı aldı. Ben de kazandığım paranın verdiği keyifle hemen arkadaşıma koşarak 1000 liralık yeni bir mp4 siparişi yaptım. Kaça malolduğunu sormayın orası ticari sırdır. Ürünün ucuzluğunun yanında tek dezavantajı ise 15-17 gün beklemek gerektiği…
Şayet çinden ucuz mp3 ve mp4 almak isterseniz benimle iritbata geçiniz. tolga _ bozoglu @ hotmail adresinden mail atabilirsiniz.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
16 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: otomobiller
Yaz aylarınının gelmesiyle araba ve otomobil piyasası canlanır, bir çoğumuz da bu canlılıktan istifade edip arabamızın modelini yenilemek isteriz. Ne varki sıfır kilometre otomobiller bir çoğumuzun bütçesine uygun düşmüyor. Bu durumda yapacağımız şey ikinci el otomobile almak. Tabi ikinci el otomobil almanın bazı incelikleri mevcut. Yoksa otomobil piyasasında bir çok uyanık ve dolandırıcı mevcut. Bunların pençesine düşmemek için aşağıdaki 2. el önerilerime kulak veriniz:
1) İkinci el araba alırken ilk kural asla tamahkar olmayın. Bir arabanın model ve yaşı ve teknik donanımı konforu dikkate alındığında genelde ortaya çıkan fiyat her yerde aynıdır. Misal 2006 model dizel hyundai getz in baz modeli 16 - 17 bin tl civarıdır. Adamın teki gelipte bu arabayı 13-15 e vermeye kalkıyorsa bu durumda ben şahsen işkillenirim. Bir insan arabasını neden gerçek fiyatının altında satar ki? Unutmayın ki dünyadaki tek uyanık sizler değilsiniz. İleride başınızın ağrımaması için ucuza tamah etmeyin.
2) Mümkünse otomobili tanıdık birisinden alınız. Cevrenizde eş dost iş arkadaşları gibi insanlardan alınan araçlar her zaman yabancılarınkine oranla daha güvenilirdir.
3) Aldığınız aracın el değiştirme geçmişini trafikten muhakkak öğreniniz. Kimi bazı arabalar çalıntı vs olabilmektedir. Bu da başınızı ağrıtır. Ve hatta aldığınız arabanın elinizden uçup gitmesine neden olur.
4) Arabayı almadan evvel muhakkak yetkili teknik servise götürünüz. Vereceğiniz 50 liralık bir para, arabanın gizli kusurlarının da ortaya çıkmasına neden olur. Kimi arabalarda ustaca yapılmış kaporta tamirleri, motor parçası değiştirmeleri ve hatta kilometre kadranı ile oynamalar olabilmektedir. Bunları modern teknoloji ile donatılmış yetkili servisler kolayca bulabilmektedir.
5) Arabayı alırken parayı asla peşin ödemeyiniz. Noter işlemleri bitmeden para vermek büyük risktir. Dolandırılabilirsiniz.
6) Aldığınız arabanın popüler bir marka ve model olmasına gayret edin. Araba alırken satmayı da hesaplayın ve zor zamanda en asgari zararla elden çıkartabileceğiniz bir araç alın.
7) Arabanın az yaşlı olmasına ve garanti süresinin devam etmesine dikkat edin. Böylece ileride çıkacak olası arızalara karşı masrafa girmemiş olursunuz.
Arabanın lastikleri bakımı, oto teybi, malzemeleri vs fiyatı etkiler. Bunları hesaba katarak öyle pazarlık yapınız.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
06 Haziran 2009 | Yorumlar:
1 Yorum
Kategori: ilginç web siteleri

Geçenlerde işyerindeki bir bayan arkadaşın PC monitöründeki girdiği siteyi çaktırmadan gizleme gayreti beni oldukça etkilemişti. Bir şekilde arkadaşın girdiği siteyi öğrenince gerçekten de yeni bir salan dünya sitesi keşfetmenin heyecanını yaşadım. Sitenin ismi sanalika idi ve 2 boyutlu bir tür sosyal ağ platformu veya türkçesiyle çöpçatanlık sitesiydi.
Kişiler gerçek hayatlarından oldukça farklı kişilik ve rollere bürünerek burada sanal bir yaşam kuruyorlar. Sanal sevgilileri oluyor ve hatta sanal aşklar yaşıyorlar. Sakın ola ki siteye bulaşmayın sonra bağımlısı olabilirsiniz. Zten daha önce birkaç internet gazetesinde ve kitaplarda tanıtımı çıkmış olan sanalika hızla büyüyor. Kendisine sostal prestiji yüksek bir rol elde edip çapkınlık ypamak isteyenler acele etsin. Sanalika sizleri bekliyor.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
06 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: film müzik sanat
Trabzon ve giresun bölgesinde gençlerin popüler halk oyunlarından olan kolbastı veya diğer hahgın adı olan hoptek ile ilk tanışmam 1997 yılına uzanmaktadır. O dönemlerde trabzonda yaşayan ablamların yanına gittiğimde eniştem beni sahil yolu çay bahçelerine götürmüştü. Orada ilk defa kolbastı denen o muhteşem oyunu canlı olarak izleme olanağı buldum.
Kolbastının en güzel oynandığı yer ise şüphesiz trabzonun faroz semtidir. Farozlular eskiden balık avına çıkmadan evvel takalarının önünde kolbastı oynarlarmış. Zaten kolbastı oyununun figürlerinde de balıkçıların enteresan ağ ile avlanma hareketleri de bulunur.
Son zamanlarda özellikle almanyadaki gurbetçi vatandaşlarımızın katkısıyla dünyaya tanınmaya başlayan kolbastı oyununu öğrenmek için muhakkak iyi bilen birisinden kolbastı dersi almak gerekiyor. Bunun yanında bedensel kıvraklığa sahip ve iyi bir ayak el vücut kordinasyonu bulunan kişiler, kolbastıyı çok daha çabuk kavrayıp öğreniyorlar. Zaten kolbastı öğrenebilmek için çocuk olmak gerekmiyor. Her yaştan kişi bir süre kolbastı hareketlerini çalışarak bu oyunu pekala öğrenebilir. Sizlere kolbastı nasıl öğretilir sorusunu cevaplayan birkaç kolbastı öğrenme videosu derledim. Bİr göz atmanızda fayda var.
bu da başka bir video
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
06 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: Ağız ve diş sağlığı
Diş etlerinin kanamasının en önemli nedeni diş eti bölgesindeki iltihabi oluşumlardır. Dİş eti bölgesindeki bakteriyel plaklar ve diş taşları nedeniyle veya kötü diş dolgularının travmatik ve fiziksel etkilerinden kaynaklanabilmektedir. Dİş eti kanaması ilerlediği takdirde özellikle sert gıda yerken, ve tükürdüğümüzde, diş fırçalarken sık sık kanama oluyorsa diş eti hastalığı ilerlemeye başlamıştır. Diş eti kanamasının bir nedeni de genetik faktörlerdir. Ancak genetik ve kalıtsal faktörler sadece diş eti iltahaplarının hızlı ilerlemesine ve diş yapısının çabuk yıkıma uğramasına neden olmaktadır. Aksi takdirde kalıtsal faktörlerin diş eti kanamasına başlı başına etkisi yoktur.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
06 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: mehmet bey'in sağlıklı yaşam öğütleri
Saçlarınızda son zazamnlarda normale oranla aşırı bir dökülme ve kırılma gibi sorunlar yaşamaya başladıysanız hemen telaşlanmayınız. Özellikle yaz aylarına girerken bu tür saç dökülme sorunlarıyla karşılaşmanız doğaldır. Genelde saç tellerinin yetersiz beslenmesi nedeniyle saç köklerinin zaafiyet göstermesi sonucu saç dökülmeleri yaşanabilmektedir. Stres ve değişik allerjik hastalıkların da saç dökülmesine sebebiyet ermede etkisi olabilmektedir. Saç dökülmesinin evde bitkisel ve diğer doğal yöntemlerle tedavisi de mümkündür.
Misal olarak çiğ yumurtayı, kuşburnu meyvesi ile ezerek bir güzel çırpın ve saçlarınıza her sabah uygulayın. 20 dakika boyunca yumurta karışımı saçlarınızda dursun sonra yıkayın. Kısa sürede saç dökülmesi için uyguladığınız tedavinin işe yaradığını göreceksiniz.
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
06 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: barındırma hosting hizmetleri
Web sitesi açmak istiyorsunuz ama barındırma hizmeti masraflarıyla uğraşmak istemiyorsanız sizlere en iyi bedava host önerisi olarak byethost’u öneririm. Byethost.com sunduğu 200 GB band genişliği limiti ile bir çok web sitesinin kolay kolay harcayamayacağı bir alanı bedava sizlere sunmuş oluyor. Ayrıca Mysql desteği de cabası. Ben de bir arkadaşım sayesinde bu ücretsiz host hizmeti ile tanıştım. Şu anda 2 adet yabancı içerikli wordpress tabanlı sitemi burada barındırıyorum ve performansından gerçekten çok ama çok memnunum.
Ücretsiz barındırma hizmeti sunmasına rağmen müşteri hizmetleri sizlerle ilgileniyor ve barındırma hizmetinin akışında bir kesinti de söz konusu olmuyor. Kesinlikle tüm arkadaşlara bedava hosting firması olan byethost.com u kullanmalarını tavsiye ederim. Şu an itibarıyla 400 kadar web sitesi bu barındırma şirketinin ücretsiz hosting hizmetlerinden yararlanıyor